Azrail’le göz göze

Madem kapıma kadar gelmiş, Azrail’e hep merak ettiğim bir soruyu sorayım dedim:
“Biliyorsun, her geldiğinde senden hiç korkmadım tam tersine içeri buyur ettim.
Ama hep merak etmişimdir, zalimlerin kapısını çaldığında sana nasıl davranıyorlar?”
Derin bir “Ahhh” çekti Azrail:

“Sorma hocam, o kadar korkak, o kadar rezil tipler ki bu zalimler:
Bir yandan ağlayıp, zırlıyor, yalvarıyor, öte yandan da rüşvet vermeye kalkıyorlar!”
“Rüşvet mi ne rüşveti yahu?” diye merakla sordum:
“Sen benim canımı bağışla, ben sana milyonlarca başka can veririm” diyorlar.
“Peki” dedim, “Sen rüşvet önerileri karşısında ne yapıyorsun?”
“Canıma minnet de olsa, zalimlerin rüşvet önerilerini kabul etmiyorum, çünkü benim de ciddi bir ahlak anlayışım var.
Ama bu önerileri karşılığında zalimlere VIP muamelesi yaparak sadece canlarını değil, şeref ve haysiyetlerini de birlikte alıyorum!”
***
Evet sevgili okurlarım, ben gönül rahatlığıyla Azrail ile göz göze gelebiliyor, sohbet edebiliyorum.
Ya zalimler?
O zalimler ki kendi zulümlerinin tutsağıdırlar ve bütün yaşamları korku içinde geçer…
O kaçınılmaz karşılaşma anı gerçekleştiğinde nasıl davranırlar dersiniz? 

Yorumlar kapalıdır.