Halil Dayı arabayı unutunca

Şoför Halil Dayımız bir gün yolcuları alır Yusufeli’nden köye hareket eder. 

Yolculardan birisi arabanın içerisine bir sitil bal koymuştur. Yüklerin arasında stil devrilir ve bal akar.

Halil dayımızın ayaklarına kadar gider. Ayaklarıyla gaza, frene ve debriyaja basan Halil dayımız bir anlık ayağını kaldıramaz olur. Bala batan ayakkabısı tabana yapışır ve ayağını ayakkabısından çıkararak yine ayaklarının görmesi gereken görevi yapmaya devam eder. 

Başka bir yolculuk esnasında köyden hareket ederken yağmur yağmaya başlar, şoför Halil dayımız arabanın silicilerini çalıştırır. Gedişe çıkınca yağmur durur fakat siliciler halen çalışıyordur. Taaki Ersis’in görünümüne dek silicileri kapatmayı unutmuştur. Yolculardan birisi,

-“Yavv Halil Dayi şu silicileri kapat car cur sesinden gına geldik der ve Halil dayımız silicileri kapatmak aklına gelir ve kapatır. 

Başka bir gün Halil dayımız Yusufeli’nden çıkar fakat bu sefer yayan olarak oto yolunda köye doğru yürür. Köylülerden birisiyle karşılaşır ve köylümüz sorar:

– “Sefil nera gidiyersin” der.

Halil dayımız da:

– “Köya gediyerim” der.

Köylü:

– “İyi de arabayla gitmeyecek misin?” diye sorunca.

Halil dayımız:

– “Hay Allah, bak arabayı almayı unutmuşum” der ve geri döner. 

Yorumlar kapalıdır.