Hutbe metnini alanın

Fi tarihinde Çaykara’da iyi bir din alimi varmış.

Ama bu alim, hatip değilmiş. Hutbeyi evde yazıyor, kitabın arasına koyuyormuş.

Cuma günü namazı kıldırdıktan sonra, kitabı açıp, önceden yazdığı hutbeyi okuyormuş.

Şakacı biri, hocaya çaktırmadan, kitabın arasındaki hutbeyi almış.

Hoca, cumadan sonra vaaza başlamış:

-“Peygamber efendimiz diyor ki…”

Ama bakmış, kitabın arasında hutbe yok, hoca bocalamış:

-“Peygamber efendimiz diyor ki.. Diyor ki.. Diyor ki.. Diyor ki…”

Şakacı” sesini yükseltmiş:

-“Peygamber efendimiz ne diyor?”

Hoca anlamış, hutbeyi onun yürüttüğünü.

Sesini yükseltmiş:

“Peygamber efendimiz diyor ki… Ula hutbeyi bu kitabin arasından alanın…

Yorumlar kapalıdır.