Kategori: Yıldlrlım Akbulut Fıkraları

Yıldırım Akbulut başbakan olduktan sonra Turgut Özal makamına ziyarete gelir. Akbulut’un İngilizce bilmediğini bilen Turgut Özal

-“Yıldırım şu İngilizceyi öğren artık. Bir dahaki ziyaretime kontrol edeceğim” der ve gider.

Aradan bir süre geçer ve Turgut Özal yine bir ziyaretinde Yıldırım Akbulut

-“Ne yaptın Yıldırım İngilizce öğrenebildin mi?” Diye sorar.
Continue reading →

Akbulut, birkaç günlük tatil için bir dağ evine gider. Tatili süresince rahatsız edilmek istemediğini belirtir.

Özel kalem müdürüne de, günlük gazeteleri her sabah masasında görmek istediğini söyler.

Kalem müdürünün morali bozulur. Çünkü şehir çok uzaktadır. Her sabah şehre gidip gazete almak zoruna gidecektir.
Continue reading →

Yıldırım Akbulut, demir leydi Margaret Thatcher’ın daveti üzerine İngiltere’ye gidecektir. Ancak İngilizce bilmediğinden paniğe kapılmıştır. Danışmanını çağırarak ona ne yapması gerektiği sorar.

Danışmanı anlatır:

-“Başbakanım, paniğe mahal yok. Her şey çok kolay olacak. Uçaktan inecek ve oradaki en yaşlı görünümlü bayanın elini sıkacaksınız. Continue reading →

Yıldırım Akbulut, İngiltere ziyareti sırasında Margareth Thatcer tarafından ağırlanıyormuş.

Londra caddelerinde fayton gezisine çıkmışlar.

Derken faytonu çeken at gümbürtüyle gaz çıkarmış.
Demir leydi, nezaketen özür dilemiş.
Continue reading →

Yıldırım Akbulut, 1990’da başbakan’ken, Uğur Dündar’ın hazırladığı ve TRT1’de yayınlanan ‘hodri meydan’ programına katılıp, aşağıdaki fıkrayı şöyle anlatmıştı:

“Ben, zamanında Erzincan’da hal müdürlüğü yaparken, yardımcım gelmiş, bir sürü matbu evrak biriktiğini, artık koyacak yer kalmadığını söylemiş. Sayın müdürüm demiş, isterseniz bir kısmını imha edelim. Continue reading →

İstanbul da ilk alışveriş merkezi açılacaktır, Capitol. Burası aynı zamanda Türkiye’deki ilk yürüyen merdivene sahip olacak olan mekândır.

Merkezi Akbulut açmıştır ve yürüyen merdivene binmiştir.

Tam yolu yarılamışken merdiven arızalanır ve durur. Akbulut tırsar ve yanındaki korumalarından birine telaşla sorar:

–“Aha napacaz şimdi?” 

Yer maksim gazinosu Muazzez Abacı sahne almaktadır o akşam Akbulut da gazinonun onur konuğudur.

Bir ara Muazzez Abacı sayın başbakanımızın masasına gelir ve istek şarkısı olup olmadığını sorar:

-Muazzez Hanım sizin “sabile” isimli şarkınıza bayılıyorum. Benim için terennüm eder misiniz rica etsem? Continue reading →

Yıldırım Akbulut bir gün taksiye biner. Taksici de muhabbet kuralım diye abi sana Yıldırım Akbulut fıkrası anlatıyım mı der.

Akbulut da bunun üzerine çok bozulur. Yıldırım Akbulut benim diyerek tepki gösterir.

Taksici de; mahsuru yok ben yavaş yavaş anlatırım der.

Yıldırım Akbulut, George Bush ve Mihail Gorbaçov en büyük yalanı söyleme yarışmasına katılırlar
Mihail Gorbaçov:

-“Ben aslında ABD vatandaşıyım” dr ve alkışlanır.

George Bush:

-“Kominizim dünyanın en iyi düzenidir” dediğinde cılız bir alkış sesi yükselir.

Sıra Yıldırım Akbulut gelir. Akbulut elini çenesinin altına koyar, bekler, bekler ..

Sonra:

-“Kusura bakmayın, düşünüyorum da” der. Alkış tufanı kopar.

Ve yarışmayı kazanır

Continue reading →

Yıldırım Akbulut fıkralarını toplayıp kitap yapan gazeteci yazar hükümet tarafından mahkemeye verilir.

Tanıklar ve savunmalarda sonra bile yargıç halen 20 yıl ağır hapis ve 2 milyon dolar para cezasında diretmektedir.

Durumdan son derece rahatsız olan gazeteci yazar hakime sorar: Continue reading →