Kategori: Pomak Fıkraları

Osmanlı Makedonya’yı fethettiğinde dönemin Paşa’sı Üsküpe gelir.

Vardar nehri kıyısında otururken canı karpuz çeker ve aklına bir fikir gelir, çünkü Paşadır ve etrafa bir şekilde para dağıtması adettendir.

Hemen haber salar ve etrafındakilerden bir Arnavut, bir Makedon, bir Pomak çağırır ve sorar;

-“Bu karpuz neyle kesilir?” Continue reading →

İki kafadar Pomak Bulgaristan’dan kaçak olarak Türkiye’ye girmeye çalışırken nöbetçi asker tarafından görülürler.

Biri hemen kendini çalı dibine atarak gizlenir. Diğeri yakalanır.

Asker;

-“Kaldır ellerini, yaklaş” diye bağırır.

Bizimki mecburen elleri havada yaklaşır. Continue reading →

Birgün adamın biri köyüne giderken bir koyun sürüsü görmüş.

Sürünün çobanına:

-“Ben burada kaç tane koyun olduğunu bilirsem bana bir koyun verir misin demiş.”

Çoban;

-“veririm” demiş. Continue reading →

Pomak pazara inmiş. Bakmış daha önce görmediği bir sebze türü..

-“Bu ne demiş?”

Pazarcı:

-“Salatalık” demiş..

Pomak:

-“O zaman bana bir kilo ver” demiş. Continue reading →

Pomak kadın Türk kasaptan alışveriş yapmaya gider.

Malum pomak kadın Türkçe bilmez. Bunu gören kasap dükkanının eşiğindeki yaşlı pomak adam ona dil konusunda yardımda bulunmak için içeriye girer.

Güya Türkçe biliyorya başlar konuşmaya: Continue reading →