Kategori: Erdal İnönü Fıkraları

Kendisini sinema çıkışında yakalayan bir gazeteci sorar:

– “Sayın İnönü, sizi bu sıralar sinema salonlarında göremiyoruz pek?”

 – “Tabii göremezsiniz sinema salonları karanlık oluyor.”

Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey’e hitaben:

– “Ölürüm yoluna” diye haykırır.

Erdal Bey yanıt verir:

-“Dur, ölme. Bir oy bir oydur. “

Erdal Bey bir gün İstanbul’da taksiye binmiş.

Şoför:

-“Sen ne kadar Erdal İnönü’ye benziyorsun” demiş.

-“O, benim” diye yanıt vermiş Erdal Bey… Continue reading →

SHP genel başkanlığı dönemimde diğer sol parti liderleri ve bürokratlarla bir restorana gider.

Garsonun:

– “Bir şey almak ister misiniz, efendim” sorusu üzerine -“

Teşekkürler biz birbirimizi yiyeceğiz” yanıtını verir. 

SHP Genel Başkanıyken Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Paris’e gitmişti.

Beraberinde SHP Genel Sekreter Yardımcısı İstemihan Talay da vardı. Toplantıdan sonra Champs Elysees bulvarındaki bir sinemaya gittiler. Filmin öyküsü, iki mafya ailesi arasındaki çatışmaydı.İki saat boyunca beyaz perdede silahlar konuştu. Continue reading →

Kars ve Van mitinglerinden Ankara’ya dönüyordu. Sivas üzerinde uçağın pilotu:

– “Efendim Ankara semaları kapalı. Kirli bulutlar var. İnişimiz çok güç olabilir. ” dedi.

Ön koltukta gazete okuyan İnönü’nün yanıtı ise şöyle oldu: Continue reading →

İnönü SHP Genel Başkanıyken dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile görüşecekti.

O günlerde İnönü Yılmaz’ı sert biçimde eleştiriyordu.

Yılmaz, Necatibey caddesinde bulunan SHP Genel Merkezine geldi. SHP ile ANAP Genel Başkanları baş başa uzun bir görüşme yaptılar. Continue reading →

İnönü gençlik yıllarında evinde otururken mutfaktan bir çığlık duydu.

Eşi Sevinç Hanım:

– “Erdal koş fare var’ diye bağırıyordu.

İnönü istifini bozmadı ve eşine öyle seslendi:

– “Ne yapayım Sevinç. Ben kedi miyim… ?”

Erdal Bey’e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar.

Yanıt müthiştir:

– Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!

Bir seçim dönemi… SHP Genel Başkanı İnönü, Diyarbakır ve Cizre’deki mitinglerde konuştuktan sonra Siirt’te halka hitap edecektir.

Ancak Cizre’de bir grup protesto gösterisi yapıp parti otobüsünü taşlayınca buradaki miting iptal edilir, hiç beklenmeden Siirt’e gelinir. Continue reading →

Erdal Bey fanatik bir sigara düşmanıdır, Parti Meclisi toplantılarında duman altı olmaktan fena halde rahatsızdır.

Bir Parti Meclisi toplantısında ilk sözü:

– “Bundan böyle bu toplantılarımızda sigara içilmeyecek, olunca arka sıralardan bir üye;” Continue reading →

Seçim otobüsüyle bir yere gidiliyor. Otobüsün kornası aniden bozulmuş, ötüp duruyor.

Şoför otobüsü sağa çekip durdurmuş, arızayı gidermeye çalışıyor ama nafile. Yolculardan birinin şoföre:

– “Kablosunu kopar, diye akıl verdiğini duyan İnönü itiraz ediyor:”

– “Durun yav, koparmayın. Bir derdi var ki inliyor. Meselenin köküne inelim”

DEP’li Sırrı Sakık, SHP’den milletvekili adayı olmak için başvurur ve İnönü’yle görüşmeye gelir:

– Hakkımda bir sürü dedikodu çıkardılar.

Önceden bilesiniz; ağabeyim (Şemdin Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste…

İnönü şaşırır:

– Yav, sizde hiç devlete çalışan biri yok mu?

Gazeteci der ki:

– Sizin için Norveç’te başbakan olabilir, diyorlar.

İnönü’nün yanıtı:

– Çok teşekkür ederim. Bu herhalde, Türkiye’de bu işleri beceremiyorsun, demenin kibarcası.

Bir miting öncesi SHP milletvekili, İnönü’ye der ki:

– Sayın Genel Başkanım siz iyi konuşamıyorsunuz, bakın Özal’a esip gürlüyor.

İnönü:

– “Peki, ne yapacağım” der. Continue reading →

Bir seçim gezisinde, yanına İsmet Paşa’nın fotoğrafı ile yaklaşan ve kucakta oturan çocuğun kendisi olduğunu söyleyen bir vatandaşa takılır:

-“Benimle de fotoğraf çektirmek istiyorsun ama seni maalesef kucağıma oturtamayacağım..  Çok büyümüşsün.”

İsmet Paşanın oğlu Erdal İnönü, bir seçim mitingi için Rize’ye gider. 

Kürsüde konuşan ince zayıf uzun boylu İnönü’yü gören Temel sorar:

– “Habu konuşan adam da kimdur?”

Derler ki: Continue reading →

Turgut Özal bir yurt dışı gezisinden dönmektedir. Atatürk Hava Limanı’nda Erdal İnönü ile karşılar.

Turgut Özal:

-“Sayın İnönü, sizi gören bu memlekette kıtlık var sanır.”

Erdal İnönü ise:

-“Sayın Özal sizi gören bu memlekette kıtlığın nedenini anlar.”