Kategori: Elazığ Fıkraları

Elazigli kiz istanbul’a guz ayinda gelin gider. Kıs geldiğinde komşu hanımların akşam kocaları eve geldiğinde üşüdükleri icin;

-“Ay hayatim gel üşümüşsün, donmuşsun kiyamam ben sana” diye hitap ettiklerini sık sık duyar olmuş.

 Aksam kendi kocası soğuktan donmuş bir sekilde eve gelince;

-“Oy ben sahan olem, gadan alam hele bahg nasil da it gibi titiri…”

Iki Elazigli garpuzculuk yapilermis. Bir gun Amerika’ya gitmisler iş bulmaya. Bir zaman sonra belediye baskanina gidiler Newyorkta.. ne iş yaparsiniz siz diye sorar.

Onlar da:

-“Garpuzcuyugh” deyiler.

Neyse bir iş veriyor. Bunlara calisiyorlar tabi..  Bunlar caddenin birinde temizlik yaparken bir de bakiyorlar bir tene binadan dumanlar cikiyor. Hemen binaya gidiyorlar. Continue reading →

Elazığlı iki emmioğlu eskere gidiler. Bölük çavuşu İstanbul’lu Ehmet Çavuş da  bunlara sürekli siz krosuz deyip gızdürimiş.

Bunlar da içten içe gızilermiş. Terhis olduktan sonra yolları istanbul’a düşer birkaç yıldan sonra…

Bunlar da Ehmet çavuşun yanına giderler. Hasbıhal ederler. Emmioğlullarından biri der ki

-“Yav Ehmet Çavuş bize hala kro deyimisin” deyi dedi. Continue reading →

Mali Şeker, Elazığ – Tunceli arası dolmuş hizmeti verir. İki emmioğlu dolmuşa binip Elazğ’a gelirler.. Kışlık azık ve soba borusu almaya. Alimünyum parlak olan Soba borularını alıp minübüsün üstüne güzelce bağlarlar.

Kalkış saati gelince yola çıkarlar ve mercimek virajlarında bir virajı alamayarak kaza yaparlar. Adamın emmioğlu kazada ölmüş kendisi de yaralı olarak Elazığ devlet hastanesine kaldırılmıştır. Olay kamu davası olduğu için adam iyileşince hakim huzuruna çıkar. Continue reading →

Bir gün Elazığ’lı abemiz İstanbul Boğazı kenarında köpeğini gezdüri… Bağhi ki garşıdan bi tene adam geli onun da köpegi var..İ

stanbul’lu adam bizim Elazığ’lının köpegini görünce seslenir..

-“Ne kadar güzel bir köpek. Adı ne?”

Elazığ’lı:

-“Babi benim köpegin adı. Sizin köpegin adı ne?” diye sorrar.. Continue reading →

Elazığlı abemiz akşam işten eve gelir. Yorgundur ve karısı yer sofrasını serer. Yemek hazırlanmıştır. Adamın bir de küçük 5 yaşlarında bir oğlu vardır.

Çocuk çok fazla yemek yemediği için çok zayıftır. Daha fazla yemek yemesi için babası da

-“Oğlum ye ki lolon böyüye” der. Continue reading →

Elazığ’da iki tene emmioğlu okuma yazma gursuna yazililer. Emmioğullarından biri çalışkan diğeri de sürekli kahvede oyun oyni heç ders çalişmi. Sınav günü gelip çati tabi…Tembel olan emioğlu diğerine yav gardaş sen çalışisin bilisin önce sınava sen gir bağhağ hele hoca ne sori deyi. Peki gardaş deyi derslikten içeri giri..

Öğretmen: Beyefendi hoş geldiniz deyi….

Çalışkan emmioğlu: Hoş bulduk hocam… Continue reading →