Kategori: Doktor Fıkraları

Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastahanelerinde garip bir hiyerarşi vardır.

Prof. başta, arkasında Doç’lar, sonrasında başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende ‘Vizitlere’ uçarak giderler.

Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Prof. sorar:

-“Radyolojik tetkikler?” Continue reading →

Yetmişlerinde bir çift.. Doktora gelmişler..

-“Doktor” demişler..

-“Sevişirken bizi izler misiniz?”

Doktor şaşkın bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek zorunda..

-“Peki” demiş.. Continue reading →

Bi gun bi adam bi doktora gitmis.

Demis ki:

-“Doktor bey cok mutsuzum hic gulemiyorum.”

Doktor: Continue reading →

85 yaşından da bir adam doğum hanenin kapısında beklemektedir.

Doğumhaneden çıkan doktor şöyle bir bakındıktan sonra yaşlı adama sorar:

Doktor:

-“içerde doğum yapan bayan yakınınız mı?”

Adam: Continue reading →

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır.

Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur.

Sağlığı ve aşk hayatı, çekilmez bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.

Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;

-“Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var.” der doktor. Continue reading →

Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve
İtalya’ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.
– “Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?”
diye hemşire sorar: Continue reading →

Bir İngiliz doktor diyor ki:

-“Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz.”

Alman doktor diyor ki:

-“Bu hiçbir şey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz.”  Continue reading →

Yaşlıca, bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor.

Kadıncağız yirmi sekiz gündür Üniversite hastanesinde yatmakta ve hiç bir sonuç yok.

Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastanelerin de garip bir hiyerarşi vardır.

Prof. başta, arkasında Doçentler, sonrasında baş asistanlar ve bir iki parlak öğrenci. Üçgen düzende vizitelere nerdeyse uçarak giderler.  Continue reading →

Bir ürolog bilimsel takılıp (doğrusunu da yapmış) sünnet işini sünnetçilere bırakmamış.

20 yıllık meslek yaşamında kestiği sünnet derilerini özenle saklamış.

Emekli olduğunda da bir deri ustasına götürüp,

-“Bu derilerden bana öyle bir şey yap ki 20 yıllık hatıralarım yaşasın” demiş. Continue reading →

Amerika’da bir asker, arkadaşı ile yolda giderken elindeki çakısı ile oynarken parmağını kesti.

Az ötede bir dispanser vardı.

Asker ;

– “Ben şurada pansuman yaptırayım.” dedi.

İçeri girince karşısına iki kapı çıktı. Continue reading →