Kategori: Dilenci Fıkraları

Bünyan’da evin birinde saflığı ile ünlü bir gelin vardır. Ramazan ayının yaklaştığı günlerde kaynana ramazan hazırlığına başlar.

-“Aman ramazan gelecek şunu alalım gelinim koy şuraya, aman bunu alalım gelinim koy buraya” diyerek bayağı bir malzeme alırlar.

Aradan birkaç gün geçer, kaynananın evde olmadığı bir gün kapıya bir dilenci gelir. Continue reading →

Bir imparator sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar;

-“Dile benden ne dilersen” der.

Dilenci güler ve;

-“Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz” diye yanıtlar.

Kral alınır ve söyleşi koyulaşır…. Continue reading →

Adamın biri kendisinden para isteyen dilenciye;

-“Ben sokakta dilenen kimseye para vermem.”

Diyenice dilenci;

-“Ne yani, sizden üç kuruş para koparabilmek için büro mu açacaktım…” der.

NewYork’ta, Brooklyn Köprüsü üzerinde dilenen kör bir dilenci bir gün, bir şairin dikkatini çeker. Dilencinin boynunda asılı bir tabela vardır.

Şair, dilenciye günlük kazancının ne kadar olduğunu sorar.

Dilenci de;

-“Sekiz – on dolar kadar olduğunu” söyler. Continue reading →

-“Şu garibana bir sadaka be güzel ablam.

-“Güzel ablam mı?”

-“Güzelsin tabi be abla.”

-“Kim bilir daha önce kaç kadına söylemişsindir bunu!?”

-“Söyledim tabi be abla, işim bu benim.”

-“Siz erkekler hepiniz aynısınız.” Continue reading →

Dilencinin biri bir evin kapısını çalar. Kapıyı oldukça çirkin bir kadın açar. Dilenci sadaka isteyince, onu kovar.

Dilenci ısrar edince;

-“Çabuk gidin. Yoksa kocamı çağırırım.”

Dilenci; Continue reading →

Bir dilenci bir kapıyı çalmıştı.

Zile yanıt veren kadına;

-“ Hanımefendi, bana verilecek bir parça giyim eşyanız var mı acaba?” diye sordu.

Kadın ona biraz sabretmesini söyledikten sonra gitti. Bir iki dakika sonra geri geldiğinde elinde eski bir ceket vardı. Bunu dilenciye uzatarak; Continue reading →

Evin hanımı çalınan kapıyı açtı.

Bir dilenci boynunu bükmüş karşısında duruyordu.

Kadın kızgın bir sesle;

-“Böyle kapı kapı dolaşıp sadaka istemeye utanmıyor musun?” Continue reading →

Temel, Trabzon’da uzun birsokak ta yürürken kaldırımda dilenci, bir kadına rastlar;

-“Allah razı olsun yedi dane uşağım var kocamın da penum da gözlerumuz görmeyi , geçinemeyruk aç kalduk.”

Temel acır elini cebine atar birazda fazla para çıkarır ve kadına verir.

Ama söylenmeden de edemez; Continue reading →

Açlıktan nefesi kokan bir dilenci, Beyoğlu’nda şişman ve zengin bir kadını durdurur;

-“Hanım abla, bir haftadır hiçbir şey yemedim. Bir ekmek parası verir misiniz?”

-“Aman Allah’ım! Senin iraden keşke bende olsa…”