Kategori: Diktatör Fıkraları

Eski devir, iki arkadaşın yolu bir şehre düşmüş, bakmışlar, halkın gözü havada, bir şey bekliyorlar:

-“Ne oluyor, ne bekliyorsunuz?”

-“Kral öldü yenisini seçeceğiz! En yaşlı kargayı uçurduk, kimin kafasına pislerse, kral o olacak!”

Derken karga, ikisinden birinin kafasına pislemiş:

-“Yaşasın kral!”

İki arkadaştan biri kral olmuş, diğeri de yola devam etmiş!

Continue reading →

Diktatör emir vermiş:

“Bunları, bu fıkraları kim uyduruyor, bulun getirin!”

Bulup getirmişler:

-“Bunları sen mi uyduruyorsun?”

Boynunu bükmüş:

-“Evet efendim!”

Continue reading →

Çok sık darbe olan Güney Amerika devletlerinden birinde, bir hapishanede üç mahkûm birbirlerine niçin hapse düştüklerini anlatıyorlarmış.

Birinci mahkûm,

-“Yaşasın Gonzales dedim diye hapse atıldım” demiş.

İkinci mahkûm,

-“Kahrolsun Gonzales dedim diye hapse atıldım” demiş.

Üçüncü mahkûm ise

-“Ben Gonzales olduğum için hapse atıldım” demiş.

Mısır halkına göre Mübarek’e Azrail bile söz geçiremiyordu.

Hasta yatağındaki Mübarek’e

-“Nihayet halkınla vedalaşma zamanı geldi” diyen Azrail’e başkanın yanıtı -“Halkım nereye gidiyor?” olmuştur.

İspanya’da Franco döneminde pulların üzerine Franco’nun resmi basılmış. Adam postaneye gidiyor, pul alıyor. Tükürüyor pula ama pul bir türlü yapışmıyor.

Adamın çabasını izleyen postacı dayanamıyor:

-“Onların yapışması için arkasına değil, yüzüne tükürmen lazım” diyor.

Kitlesel baskı ve korku yaratmanın deha çapındaki diktatörü  Stalin, adamlarının açıklamalarının hiçbirini beğenmez. Masadaki votka şişesi yarı yarıya boşalmıştır… Bir kadeh daha içki yuvarlayıp soğuk ve ürpertici bir sesle şöyle der:

“Yönetimi ele geçiren hükümdarın ya da o güçteki bir liderin Tanrı’dan pek farkı yoktur. Halk onu öyle görür. Önce bunu bilin… Sonra, insanların karşınızda baş eğip durması için ne yapmanız gerektiğini bırakın da ben, şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım!” Hakaret ağır olmasına rağmen herkes memnun memnun sırıtır. Stalin’den hakaret işitmek bile onlar için önemli bir iltifat gibidir.

Continue reading →

Memleketin birinde bir diktatör falcıya gider. Falcı konsantre olarak gözlerini yumar ve konuşur;

-“Sizi büyük bir caddeden üzeri açık bir araba ile geçerken, halkın yaptığı tezahüratı görüyorum…”

Diktatör her zamanki gibi pis pis sırıtır ve sorar;

-“Peki halk memnun mu gözüküyor?”

-Evet, her zamankinden daha çok mutlular”

-“Halk arabanın etrafında koşuşturuyor mu?”

-“Evet arabanın etrafında deliler gibi koşturuyorlar, polis yolu açmakta zorlanıyor.

Continue reading →

Bir Güney Amerika ülkesinin diktatörü, vakti zamanı gelince, öbür dünyayı boylamış.

Cehennemde zebaniler sormuşlar:

-“Politikaya neden girdin?”

-“En tatlı, en kolay, en kıyak para orada var da ondan!”

-“Tamam da… Paraları kazanıp dünyalığını yaptıktan sonra niye devam ettin?”

Continue reading →

Hafif içkili bir adamın yanına çöker. Oradan buradan konuşurlarken sorar:
-“Böyle hergün içmek için ne kadar kazanıyorsun?”

Sarhoş:
-“Günde 2 bin lira”
-“Peki kemerleri biraz sıkalım diye ücretleri azaltıp, koşulları ağırlaştırsak, ne kadar kazanırsın?”

Sarhoş:
-“4 bin lira.”
 -“Peki biraz daha sıkarsak kemerleri?”
-“O zaman 5 bin liraya para demem.”

Continue reading →

Ak Parti İstanbul’da İl başkanını seçmek için seçim yapılacakmış.

Genel merkezin desteklediği adaya karşı bir kiş tuturmuş ben de aday olacağım. Bütün uğraşlara ragmen kararından vaz geçmemiş.

Gün gelmiş il kongresi toplanmış ve seçim yapılmış. Ak pari Genel başkanın huzuruna çıkılır.

-“Çok iyi haberlerim var başkanım” diye başlar.

-“İstanbul il kongresi seçimi yapıldı. Genel Merkezin desteklediği adaya delegelerin yüzde 98,6’sının oyunu aldı. Seçime katılanların sadece yüzde 1,4’ü sizin desteklediği adaya oy vermemiş. Bizden başka bir isteğiniz var mı?”

Ak Parti Genel başkanı gülümseyerek yanıt verir: 

-“Tabii ki o yüzde 1,4’ün isim listesini”

Diktatörün teki bir gün bir çiftlikte konuşma yapacaktır. Bütün donanım kurulur, diktatör halkın karşısına dikilir ama kafasının etrafında bir sürü kocaman sinek uçmaktadır. Diktatör çok kızar. Çiftliğin sahibine seslenir:

-“Bu sinekler niye benim kafamın üstünde uçuyor…”

Çiftlik sahibi mahcup bir ifadeyle:

-“Efendim” der.

-“Onlar genelde eşeğin kıçında uçuşan sineklerdir.”

Diktatör bu yanıt üzerine küplere biner.

-“Kimsin sen?, sen bana eşeğin kıçı mı diyorsun?”

Continue reading →

Hüsnü Mübarek yardımcılarından birine: 

-Söyle bakalım, ben mi büyüğüm yoksa Nasır mı büyük” diye sormuş.

Bunun üzerine yardımcısı: 

-“Tabii ki siz büyüksünüz efendim” demiş.

Mübarek:

-“Neden büyüğüm” demiş.

Yanıt, 

-“Nasır İsrail’den korkardı siz korkmuyorsunuz o yüzden” olmuş.

Continue reading →

Hitler iktidara gelişinin birinci yılında alayın önünde büyük bir tören düzenlemiş. Halk meydanı doldurmuş, diktatör balkona çıkmış, tam nutkuna başlayacak, bir ses:

“-“Hapşuuuuu!”

Hitler:

-“Kim hapşırdı?”

Ses yok!

-“Birinci sırayı toptan kurşuna dizin!”

Öndekileri alıp götürmüşler!…

Continue reading →

Şili diktatörü Pinochet, bir gün kılık değiştirip sinemaya gitmiş.

Salonda yerine oturmuş.

Kimse onu tanımamış.

Derken ışıklar sönmüş, filim başlamış.

Filmin bir sahnesinde Pinochet’in görüntüsü gelmiş perdeye. Sinemadaki bütün seyirciler, ayağa kalkıp alkışlamaya ve Pinochet lehinde tezarüata başlamış.

Continue reading →