Kategori: Deli Fıkraları

Tımarhaneden kaçmak için 100 basamak ve 3 deli varmış.

Deliler her sabah erkenden kaçmak için bu 100 basamağı çıkarlarmış.

99 basamakta deliler hep bir ağızdan 99 basamaktayız geri yataklarımıza dönene kadar akşam olur. Continue reading →

Bir gün deli hastanesinde doktor delilere bir test yapmaya karar vermiş.

Doktor duvara bir araba resmi asmış.

Doktor demiş ki bu arabaya binin.

Bütün deliler binmeye çalışmış ama biri orada alakasız duruyormuş. Continue reading →

Adamın birisinin, arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar…

Adam arabayı kenara zor yanaştırır.

Sonraki işlem malum…

Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.

Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer. Continue reading →

Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı. Hemen oraya seğirtti.

Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı: 

-“Papandreou seçimleri kaybetti. Hastaneye kaldırıldı… Bulgar zulmü devam ediyor. Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı… Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı…”

Başhekim bu işten hoşlanmış :  Continue reading →

Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış. 

Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış : 

-“Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun. Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba”, demiş

Akil hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş.

Doktorlar kendi aralarında,

-“Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları baslarına gelmiş mi?” demişler.

Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Continue reading →

Delinin biri hastanedeki havuza eğilip su içtikten sonra, doğrulup ağzındaki suyu yere tükürmüş.

Onu gören başka bir deli;

-“Ne oldu, demiş, suyu niye takır tukurdun?”

Birinci deli: Continue reading →

Delinin birisi saatini hastane bahçesindeki havuza atmış.

Bunu gören arkadaşı yanına yanaşmış ve konuşmaya başlamışlar:

-“Niye attın saati havuza?” 

-“Nasıl yüzdüğünü görmek için.” Continue reading →

Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadır. Bürgün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken Jim aniden suya atlayıp en dibe batar.

Bunu gören Mary hemen ardından atlar ve dibe kadar yüzüp Jim’i kurtarır.

Tabii Mary’nin bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de Mary’nin artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. Continue reading →

Deli duvara oturmuş.

Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış…. 

Yoldan geçen soruyor; 

–“Orada balık mı tutuyorsun sen?”  Continue reading →

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler.

O sevinçle “saatte 160’la” uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular.

Arabayı süren:

– “Onbin liralık, dedi, süper olsun.” Continue reading →

Bir gün deliler hastanesinden iki deli kaçmış.

Doktorlar, hemşireler iki delinin kaçtığını duyunca onları aramaya koyulmuşlar.

Akşam olunca iki deli gelir.

Doktorlar ve hemşireler onları görünce sorarlar;  Continue reading →

Doktorlar delileri test yapıyorlarmış.

Duvara bir otobüs çizmişler.

-“Hadi binin bakalım” demişler.

Deliler teker teker binmişler. Continue reading →

Kel bir adam, kör bir adam, topal bir adam ve bir deli varmış.

4’ü birlikte yolda yürürken hızla bir araba geçmiş.

Kel adam:

-“Ufff saçlarımı bozdu” demiş. Continue reading →

İki deli yan yana oturmuşlar.

Bir deli diğerine:

-“Ben seni aramaya gidiyorum” demiş.

Diğeri de: Continue reading →

Bir akıl hastanesinde deliler her teneffüste dışarı çıkarlarmış ve hepsi de bir deliğin içene bakıyormuş.

Bir gün doktor bahçede yürürken bunları görmüş ve doktorda merak edip deliğe bakmaya gitmiş. Tam deliğin yanına geldiği zaman deliler sıraya geç diye bağırmışlar. Continue reading →

Bir kaç Amerikalı turist Türkiye ye gezmeye gelmişler. Rehber hocası ile birlikte geziyorlarmış.

Rehber hocası ilk olarak büyük olan bir binayı göstermiş.

Amerikalı turistlerden birisi:

 -“Bizim orda bu binanın 10 kat büyüğü var” diye bakirmiş. Continue reading →

Bir gün deliler tımarhaneden kaçmak için plan yapıyorlarmış.

Duvar uzunsa altından geçilecekmiş kısaysa üstünden atlanacakmış.

Bir deliyi bahçeye göndermişler duvara baksın diye.

Deli iki dakika sonra geri gelmiş. Continue reading →

Hastalardan biri, Mazhar Osman’a:

– “Sen delisin!” demiş…”

Mazhar Osman gülmüş: 

–“Senin, bana, deli demen, önemli değil, ama ben sana bir kere deli dersem buradan bir daha çıkamazsın!.”

Churchıll, akıl hastanesinde dolaşıyormuş.

Bir hastanın kendisine çok dikkatli baktığını görünce yanına yanaşmış:

-“Hayrola beni tanımadın mı?”

-“Hayır tanımadım, kimsin sen?” Continue reading →

Delinin biri hastanenin bahçesinde el arabasını ters çevirmiş ve sürmeye çalışıyormuş.

Bunu gören doktor:

-“Öyle sürülmez, düzeltsene arabayı” demiş.

Deli de hemen yanıt vermiş: Continue reading →

Akıl hastanesinde bir deli, okumayı yazmayı seven bir delinin yanına gelmiş.
Elinde kalın bir kitap, uzatmış:

–“Bir roman yazdım, sana bir hafta süre, oku bana fikrini belirt..”

–“Tamam, okurum…”

Bir hafta sonra kitabı iade etmiş, aralarında geçen konuşma şöyle: Continue reading →

Akıl hastanesinde bir deli, okumayı yazmayı seven bir delinin yanına gelmiş.
Elinde kalın bir kitap, uzatmış:

–“Bir roman yazdım, sana bir hafta süre, oku bana fikrini belirt..”

–“Tamam, okurum…”

Bir hafta sonra kitabı iade etmiş, aralarında geçen konuşma şöyle: Continue reading →