Kategori: Bülent Ecvit Fıkraları

Ecevit başbakanlıktan ayrıldıktan sonra Rahşan Hanımefendi ile yuvasında mütevazi bir hayat sürüyor.

Birgün Ecevit ailesinin telefonu çalıyor. Artık bir sekreteri olmadığı için telefonuna kendi bakmak zorunda.

Telefonu açınca bir erkek sesi:

-“İyi günler, Başbakan ile görüşebilir miyim?” Continue reading →

Ecevitler’in kapısı çalınmış. Kapıyı Rahşan Hanım açmış. Bakmış ayağında çizmesi, başında kalpağı Mustafa Kemal Paşa. Rahşan Hanım şaşkın içinde donmuş kalmış.

Paşa kaşları çatık:

– ‘’Bana çalışacağım bir oda gösterin ve devletin önemli dosyalarını da getirin’’ diye buyurmuş.

Hemen isteği yerine getirilmiş ve Paşa odaya kapanmış. Continue reading →

Son kamuoyu yoklamalarını inceleyen Ecevit’e ilahi bir ses duymuş:

-“Bülent, dile benden ne dilersen? Yalnız ne dilersen sana 1, Demirel’e 2 vereceğim.”

Ecevit düşünmüş ve:

– “Tanrım, o zaman bana daha az oy ver!..”

Ecevit 1997 yılı seçim kampanyasında konuşuyor:

-“Bu düzen değişecektir!”

Bir vatandaş bağırmış:

-“Düzen hayatından memnun; düzülen ne zaman değişecek?”

Çok eskilerde Türkiye’de yaşayan vatandaşımız uzun senler yurt dışında kaldıktan sonra bir arkadaşıyla konuşuyormuş…

Türk siyaseti ve siyasetçileri hakkında telefonda sormuş:

-“Eskiden çok karizmatik bir adam vardı ismi Ecevit idi ve bir de çok klasik bir politikacı olan birisi vardı.. Demirel… şimdi ne oldu onlara neler yapıyorlar diye…” Continue reading →

Bir uçaga Başkan Bush, Bin Ladin ve Ecevit binip İsviçre’ye dünya meselelerini konuşmaya gitmek üzeredirler.

Az sonra İsviçre Alplerinde dağcılık yapmak isteyen sırt cantalı bir genç gelir, oda onlarla gitmek ister. Kabul ederler. Ucak havalanir, az sonra pilot Kabine girer:
-“Arkadaslar ucagimiz arizalandi bir kac dakika icinde düsecek. Biz beş kişiyiz ama sadece dört paraşüt var”, der ve parasütlerden birini alir ucaktan atlar. Continue reading →

Zaman kötüymüs ülke adeta yıkılıyormus zamanın basbakanı Demirel bu duruma cözüm bulabilmek için hemen devreye girer ve o dönemin bütün siyasi liderlerini toplar.

Toplantıya Ecevit, Türkeş ve Erbakan katılır tabi…

Ecevit’in toplantıda olmasından rahatsız olan Türkeş toplantıyı terk etmek ister. Duruma Demirel müdahale etmek ister; fakat basarılı olamaz arkadan Erbakan devreye girer: Continue reading →

Türkiye’nin başbakanı Ecevit, Pakistan ve Hindistan’ın başbakanları ile aynı uçakta seyahat ediyorlarmış. Bir müddet sonra hızla irtifa kaybeden uçak bir köye düşmüş. Nasıl olduysa bu üç başbakan enkazdan tek başlarına sağ kurtulmuşlar.

Akşam yakın olduğundan bir eve sığınıp ertesi gün başlarının çaresine bakmayı düşünmüşler.

Bir kapı çalmışlar.

-“Kim o?”  Continue reading →

Ecevit, ABD gezisinde başkan Bush ile konuşuyordur, sohbet bir ara farklı bir boyuta uzanır konu buluşlar ve eldeki son başarılardır.

Bush:
– “Sayın Ecevit biz öyle bir makina geliştirdikki inanamazsınız!”

Ecevit:
– “Nedir o?”  Continue reading →

Masal bu ya, Demirel ölmüş, öbür dünyaya gidince kendisine ceza olarak çok çok çirkin bir kadın vermişler ve bu dünyada hayatını bununla geçireceksin demişler.

O da kaderine boyun eğmiş. Ama birde gezerken ne görsün, karşıda Ecevit yanında Demi Moore’la beraber değil mi?.

Çok sinirlenmiş ve Şeytana çıkıp bunun bir haksızlık olduğunu söylemiş.  Continue reading →