Kategori: Bilim Üzerine Fıkraları

Bir bilim adamı çekirgeler üzerine araştırma yapıyormuş.

Çekirgenin birinci ayağını koparmış. Çekirgeye zıpla demiş. Çekirge zıplamış. Raporunda çekirgenin birinci ayağını kopardım, çekirgeye zıpla dedim zıpladı diye yazmış.

Çekirgenin ikinci ve üçüncü ayağını koparmış. Çekirgeye zıpla demiş, çekirge yine zıplamış. Raporunda çekirgenin ikinci ve üçüncü ayağını kopardım, çekirge yine zıpladı diye yazmış. Continue reading →

Ünlü bir bilim adamı özel otomobiliyle konferans vermeye giderken, uzun yıllardır onunla çalışan şoförü sıkılarak bir teklifte bulunmuş:

– “Sizin konferanslarınızı dinleye dinleye virgülüne kadar ezberledim efendim”, demiş.

– “Ne olur izin verin bu konferansı da sizin yerinize ben vereyim.”

Bilim adamı, teklifi kabul etmiş. Şoför arka koltuğa geçmiş.

Bilim adamı şoförün şapkasını giyip öne oturmuş.  Continue reading →

Bir bilim adamı eline bir pire koyar ve ona:

-”Zıpla! ”der.

Pire zıplar. Sonra bilin adamı pirenin ayaklarını koparır ve tekrar eline koyarak :

-”Zıpla!” der. Continue reading →

Bay Tilki bir gün ormanda dolaşırken Bay Tavşan’a rastladı. Bay Tavşan bir şeyler yazmakla meşguldü.
– Kolay gelsin, Bay Tavşan. Ne yazıyorsuunuz?
– Doktora tezimin 1. bölümünü yazıyorum..
– 1. bölümde teziniz ne?
– Tavşanlar tilkileri nasıl parçalar? – Yapmayın! Bu hiç de doğru değil. Bu biir bilim adamına yakışmayacak ciddiyetsizlik. Teziniz kökten yanlış.
– Yaa..! Öyle mi? dedi Bay Tavşan, ‘Pekii, gel de deneysel kanıtı gör öyleyse.’ Continue reading →

Adamın biri balona binmiş ve uçarken yolunu kaybedip bilmediği bir yerde bir çayıra doğru sürüklenmiş. Balonun aşağıda çok yaklaştığı bir sırada aşağıda birini görmüş ve sormuş:

– Kayboldum, nerede olduğu söyleyebilir misiniz? 

– Bir çayırın üzerinde uçmakta olan bir balonun içinde şu kadar yüksektesin! 

Balondaki şahıs bu yanıt üzerine: Continue reading →

Bir matematik dersi sırasında okutman aniden duraksayıp önündeki masaya bir süre dikkatle bakar. Sonra öğrencilerine dönüp 6 küme kâğıt getirdiğini sandığını fakat ne şekilde sayarsa saysın masada sadece 5 küme olduğunu söyler.

Bir süre daha sessiz kalıp sonra da şu hikâyeyi anlatır:

-“Gençken Polonya’da büyük matematikçi Waclaw Sierpinski ile tanışmıştım. O zamanlarda bile oldukça yaşlı ve unutkandı. Bir seferinde herhangi bir nedenle yeni bir eve taşınmaları gerekmişti. Continue reading →

Dünyanın en büyük zekalarının oluşturduğu bir topluluğa şu soru sorulur:

-“2*2 nedir?”

Mühendis iyice eskimiş sürgülü hesap cetvelini çıkarır, şöyle bir sallar ve sonuçta:

-“3.99” diye ilan eder.

Fizikçi teknik notlarını karıştırır, problemi bilgisayarında kurar ve: Continue reading →

Çok bilgiç çılgın deneyi için biri mühendis, biri fizikçi ve biri matematikçi üç meslektaşını kaçırır. Her birini ayrı bir hücreye hapseder.

Her hücrede kibrit, su ve konserve yiyecekler vardır, fakat konserve açacağı yoktur.

Bir ay sonra deneyinin sonucunu öğrenmek için meslektaşlarını ziyaret ettiğinde, mühendisin hücresini boş bulur. Mühendis gizlice hücreye soktuğu “Swiss-Army’ çakısı ile konserve kutularından alüminyum kırıntıları kazımış. Continue reading →

Yeni evli bir çift balaylarında Ürgüp-Göreme bölgesinde geziye çıkmaya karar verirler. Yeraltı şehirlerini gezerlerken birden önlerine bir yol ayrımı çıkar ve duvarlarda artık çıkış yönünü gösteren okların olmadığını fark ederler.

Genç adam telaş içinde bağırmaya başlar:

-“Yardım eden yok mu?”

Bir süre adamın kendi sesinin yankısından başka bir ses duymazlar. 10-15 dakika sonra duydukları değişik bir ses şöyle demektedir:  Continue reading →

Bir matematikçi, bir biyolog, ve bir fizikçi sokak kahvesinde oturmuşlar yolun karşı tarafında ki binaya girip çıkanları gözlüyorlarmış.

Önce binaya iki kişinin girdiğini görmüşler. Bir sure geçmiş üç kişinin binadan çıktığını görmüşler.

Fizikçi:

-“Ölçme hassas değildi” Continue reading →