Kategori: Bektaşi Fıkraları

80’li yılların sonlarında Beşiktaş-Boluspor maçı sırasında hakem Beşiktaş’ın net 2 golünü vermez, Boluspor’a havadan bir penaltı verir.

Maç çığrından çıkmıştır.

Beşiktaşlılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler.

Boluspor 2. golü de atar. Metin Tekin santrayı yapmaz bekler. Continue reading →

Herif yeni zenginlerden, burnundan kıl aldırmıyor, çalımından geçilmiyor.
Bir gün sırtında yeni aldığı kürk dolaşırken Bektaşi’ye çarpmış…

Bektaşi lahavle çekmiş:

– “Ulan sırtındaki kürk, asıl sahibini de hayvanlıktan kurtaramamıştı…” Continue reading →

Bir gün üç Bektaşi yan yana namaz kılıyorlarmış.

Birinin başında arı dolaşmaya başlamış. Başında arı dolaşan;

– “Yahu çekil başımdan namazımı bozacaksın!” demiş.

Yanındaki; Continue reading →

O gün kasaba halkı, nefesi kuvvetli hocanın peşine takılmış yağmur duasına çıkıyor, Bektaşi de peşlerine takılmış, kendi tarlasından geçerken bir dal parçasını toprağa daldırarak başını yukarı kaldırmış:

– “Burası benim tarlam, rahmeti eksik etme!” Continue reading →

Bektaşi babasının garip bir huyu varmış, her cenazenin arkasından:

– “Yuh olsun, gidene!” dermiş…

Bir gün kendisi hastalanmış, gitmek üzere, münasebetsizin biri laf sokuşturmuş:

– “Her gidene yuh olsun, derdin, şimdi sıra sende! Continue reading →

Bayram sabah namazından sonra herkes evine kurban kesmeye giderken, Bektaşi’nin elinde bir torik balığı…

Merak etmişler:

– “Hayrola baba erenler torik mi kurban edeceksin?” Continue reading →

Herkes kaç yıllık evli olduğunu söylüyormuş; sıra Bektaşi’ye gelmiş:

– “Seksen!”

– “Aman baba erenler sen daha elli yaşında değilsin… Nasıl seksen yıllık evli olursun?”

Bektaşi başını sallamış: Continue reading →

Bektaşi Babası’na:   

-Baba erenler, demişler; “Ortadoğu projesi” diye bilinen paketin içindeki ülkelerin bugünkü durumlarıyla, “Arap baharı” diye etiketlendirilen Arap ülkelerindeki iç savaşlar hakkında, sen ne düşünüyorsun; binlerce insan birbirini öldürüp durmakta? Continue reading →

Bektaşi, Tanrı’ya şikâyet eder ama ondan da hep yardım ister:

-“Ödeyeceğim bir borç, kavuruyordu içimi! Kime başvursam, alacağım yanıt dünden belliydi!
Tek imdat eyleyecek, Yüce Tanrı’ydı elbette ki. Hemen camiye gidip, oturdum önünde duaya:
Continue reading →

Bektaşi, toplumdaki aksaklıkları, yanlışları eleştirirken,

Tanrıyı muhatap alır, şikayetlerini Tanrı’ya iletir:
“Nasılsa kader güldü, elime biraz para geçti.

Hemen bir şişe malum, bir de koyun ciğeri Continue reading →