Kategori: Başarı Öyküleri

Yaşlı Kızılderili reisi ile torunu kulübenin önünde oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlarmış.

Köpeklerden biri beyaz, biri siyahmış ve on iki yaşındaki çocuk bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup dururlarmış. Continue reading →

Martin Luther King, ırk ayrımcılığına karşı açtığı savaşla ve bu konuda yapılan hareketlerin öncüsü olmasıyla tanınmaktadır. 1964 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazanmış ancak 1968’te bir suikasta uğrayarak hayatını yitirmiştir. Peki, Martin Luther King kimdir sorusuna daha başka nasıl cevaplar verilebilir? Hemen aşağıdaki yazıdan öğrenebilirsiniz.

Irk ayrımcılığının yasal olduğu dönemlerde yaşamış Martin Luther King! Ve gençlik yıllarından itibaren siyah-beyaz ayrımcılığının ortadan kaldırılması için mücadele etmeye başlamış. Siyahi gruplara, boykotlara, gösterilere katılmış. Continue reading →

Steve Jobs, 24 Şubat 1955 yılında Suriye asıllı bir babanın ve Amerikan asıllı bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Fakat bu kadersiz bebek daha doğar doğmaz, öz annesi tarafından bir yetimhaneye bırakıldı.

Steve’in annesinin yetimhane yetkililerinden tek isteği ise, oğlunun zengin bir aileye evlatlık verilmesi ve onun yeni ailesi tarafından iyi bir eğitim almasının sağlanmasıydı. Kurum tarafından da, annesinin bu isteği gerçekleştirildi ve Steve için zengin bir aile bulundu. Fakat bu zengin aile de, kız çocuk istemesinden dolayı, Steve’i evlatlık aldıktan bir hafta sonra istemeyerek, tekrar yetimhaneye geri teslim etti. Continue reading →

Oprah Gail Winfrey, 29 Ocak 1954 yılında Mississippi’nin Kosciusko kasabasında doğuyor. Ayrı anne ve babanın ilk ve tek çocuğu olan Oprah, yetiştirilmek üzere anaannesinin yanına gönderiliyor. Anaannesi’nin elinde yetişen Oprah, haftasonları kilisiye gider ve bütün ilahileri ezberler. Kısa sürede kilisenin en sevilen ziyaretçisi olur. Kilise halkı ona `küçük vaiz` adını verir. Oprah, 3 yaşında okumaya sökerek ilk okulu sınıf atlayarak bitiriyor. Anaannesi Oprah’ı `gifted` yani özel bir çocuk olarak nitelendiriyor. Continue reading →

Thomas Edison, 1847 yılında Amerika’nın Ohia eyaletinde dünyaya geldi. 7 yaşındayken ailesiyle birlikte Port Huran’a yerleşti ve ilköğrenimine orada başladı. Fakat 3 ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı.

Bundan sonraki 3 yıl boyunca özel bir öğretmenden tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı olan bu çocuk 10 yaşındayken fizik ve kimya kitaplarına merak saldı. Continue reading →

Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.

-“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?” diye sordu.

Öğrenciler,

-“’50 gr!’ …. ’100 gr!’ …. ’125 gr’” yanıtın verdiler.

-“Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem” dedi profesör ve devam etti: Continue reading →

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır.

Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir.

Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Continue reading →

Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur.

Uyku sersemi tabircibaşı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar: Continue reading →

Atatürk, dinlenmek için gittiği İstanbul’daki Florya Köşkünden, yanında yalnızca şoförü ile Küçükçekmece’ye doğru giderken tarlasında sabanla çift süren bir çiftçi görür. Çiftçinin sabanında koşulu olan öküzün yanında, koşulu bir de merkep vardır.

Şoförüne;

-“Arabayı durdur”, der. Continue reading →

Bir yaz günü, plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu seyrediyordum.

Her ikisi de, deniz kıyısında, kapılarıyla, kuleleriyle, tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl çalışıyorlardı.

Kale neredeyse tamamlanmışken, büyük bir dalga gelip kaleyi bozdu. Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü. Continue reading →