Kategori: Başarı Öyküleri

Hukuk fakültesinde bir öğretim görevlisi derse girer ve bir öğrenciye adını sorar.

Öğrenci,

“Ali” diye yanıt verir.

Öğretmen bir anda,

-“Defol bu sınıftan, bir daha asla dersime gelme” der.

Bütün öğrenciler şaşkınlık içindedir, neye uğradığı şaşıran Ali de sınıfı terk eder. Herkes ne olduğunu anlamak için beklemektedir.

Hiç birinden tek bir ses bile çıkmaz… Continue reading →

Yaşlı Kızılderili reisi ile torunu kulübenin önünde oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlarmış.

Köpeklerden biri beyaz, biri siyahmış ve on iki yaşındaki çocuk bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup dururlarmış. Continue reading →

Martin Luther King, ırk ayrımcılığına karşı açtığı savaşla ve bu konuda yapılan hareketlerin öncüsü olmasıyla tanınmaktadır. 1964 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazanmış ancak 1968’te bir suikasta uğrayarak hayatını yitirmiştir. Peki, Martin Luther King kimdir sorusuna daha başka nasıl cevaplar verilebilir? Hemen aşağıdaki yazıdan öğrenebilirsiniz.

Irk ayrımcılığının yasal olduğu dönemlerde yaşamış Martin Luther King! Ve gençlik yıllarından itibaren siyah-beyaz ayrımcılığının ortadan kaldırılması için mücadele etmeye başlamış. Siyahi gruplara, boykotlara, gösterilere katılmış. Continue reading →

Steve Jobs, 24 Şubat 1955 yılında Suriye asıllı bir babanın ve Amerikan asıllı bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Fakat bu kadersiz bebek daha doğar doğmaz, öz annesi tarafından bir yetimhaneye bırakıldı.

Steve’in annesinin yetimhane yetkililerinden tek isteği ise, oğlunun zengin bir aileye evlatlık verilmesi ve onun yeni ailesi tarafından iyi bir eğitim almasının sağlanmasıydı. Kurum tarafından da, annesinin bu isteği gerçekleştirildi ve Steve için zengin bir aile bulundu. Fakat bu zengin aile de, kız çocuk istemesinden dolayı, Steve’i evlatlık aldıktan bir hafta sonra istemeyerek, tekrar yetimhaneye geri teslim etti. Continue reading →

Oprah Gail Winfrey, 29 Ocak 1954 yılında Mississippi’nin Kosciusko kasabasında doğuyor. Ayrı anne ve babanın ilk ve tek çocuğu olan Oprah, yetiştirilmek üzere anaannesinin yanına gönderiliyor. Anaannesi’nin elinde yetişen Oprah, haftasonları kilisiye gider ve bütün ilahileri ezberler. Kısa sürede kilisenin en sevilen ziyaretçisi olur. Kilise halkı ona `küçük vaiz` adını verir. Oprah, 3 yaşında okumaya sökerek ilk okulu sınıf atlayarak bitiriyor. Anaannesi Oprah’ı `gifted` yani özel bir çocuk olarak nitelendiriyor. Continue reading →

Thomas Edison, 1847 yılında Amerika’nın Ohia eyaletinde dünyaya geldi. 7 yaşındayken ailesiyle birlikte Port Huran’a yerleşti ve ilköğrenimine orada başladı. Fakat 3 ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı.

Bundan sonraki 3 yıl boyunca özel bir öğretmenden tarafından eğitildi. Son derece meraklı ve yaratıcı olan bu çocuk 10 yaşındayken fizik ve kimya kitaplarına merak saldı. Continue reading →

Profesör, elinde, içi dolu bir bardak tutarak dersine başladı.

-“Bu bardağın ağırlığı sizce ne kadardır?” diye sordu.

Öğrenciler,

-“’50 gr!’ …. ’100 gr!’ …. ’125 gr’” yanıtın verdiler.

-“Bardağı tartmadıkça gerçekten ben de bilemem” dedi profesör ve devam etti: Continue reading →

Tolstoy’un “İnsan Ne İle Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır.

Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom, daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir.

Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Continue reading →

Padişah, bir gece rüyasında tüm dişlerinin döküldüğünü, yemek bile yiyemez hale geldiğini görür. Sıkıntı içinde uyanır. Vezirini çağırıp sarayın rüya tabircisinin hemen huzuruna getirilmesini buyurur.

Uyku sersemi tabircibaşı yanına gelince, padişah düşünü anlatıp sorar: Continue reading →

Atatürk, dinlenmek için gittiği İstanbul’daki Florya Köşkünden, yanında yalnızca şoförü ile Küçükçekmece’ye doğru giderken tarlasında sabanla çift süren bir çiftçi görür. Çiftçinin sabanında koşulu olan öküzün yanında, koşulu bir de merkep vardır.

Şoförüne;

-“Arabayı durdur”, der. Continue reading →

Bir yaz günü, plajda oturuyor, kumlarla oynayan iki çocuğu seyrediyordum.

Her ikisi de, deniz kıyısında, kapılarıyla, kuleleriyle, tünelleriyle kocaman bir kale yapmak için beraberce harıl harıl çalışıyorlardı.

Kale neredeyse tamamlanmışken, büyük bir dalga gelip kaleyi bozdu. Her şey, bir anda ıslak bir kum yığınına dönüşmüştü. Continue reading →

Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır.

Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda öğretmeni bir kompozisyon yazmasını istedi.  Continue reading →

Fransa’da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir.

Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar:

-“Ne yapıyorsun?”

-“Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi. Continue reading →

Yaşama küsme hakkınız yoktur.

Neden böylesine mutsuzsunuz? 

Nasıl bu denli karamsar olabiliyorsunuz?

Belki okulunuzdan memnun değilsiniz, belki çevrenizden… 

Harçlığınızı az buluyor, ya da kendinizi beğenmiyorsunuz… Continue reading →

Düşünün…  Ne kadar?  Başarıyla aranızdaki tek engel, kendinizsiniz… Çünkü insanı ancak kendisi yıkabilir, kendi sözleri ve düşünceleri… Diğerlerinin söylediklerine inanmak yine sizin kendinize yarattığınız bir engeldir… Oysa sizin içinizde, bildiğinizden daha büyük biri var.

Sizi en iyiye götürmek için yalnızca birşey bekliyor. Onu fark etmenizi… “O” fark etti… Continue reading →

Chérie Carter-Scott’un “Hayat Bir Oyunsa, İşte Kuralları” adlı kitabından alıntılar.12 maddede hayatı kullanma kılavuzu…

Size bir vücut verilecektir.

Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz, ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır. Continue reading →

 Soichiro Honda, geleneksel iş dünyasını hem Japonya’da hem de dünya genelinde değiştiren bir insan. Bu bağlamda onun hayat hikayesinde tüm girişimciler için çıkarılacak pek çok ders bulunuyor.

3 Zevk Felsefesi

Soichiro Honda, 1906’da doğup 1991’de vefat eden bir Japon girişimci. Bugün: “Abi araba deyince Japon’dan şaşmayacaksın.” sözlerinin aslında Soichiro Honda’ya yönelik söylendiğini kabul edebiliriz. Continue reading →

Hindistan’da Renklerin Ustası anlamına gelen ismiyle, Ranga Guru adında çok ünlü bir ressam yaşarmış. Onun yetiştirdiği bir ressam olan Raciçi ise artık eğitimini tamamlamış ve son resmini yaparak Ranga Guru’ya götürmüş, ondan resmini değerlendirmesini istemiş.

Rangu Guru ise;

-“Sen artık ressam sayılırsın Racaçi ve artık senin resmini halk değerlendirecek” diyerek, resmi şehrin en kalabalık meydanına götürmesini ve en görünen yerine koymasını istemiş. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı atmalarını rica eden bir yazı bırakmasını istemiş. Continue reading →

Ernest Hemingway, bir grup yazar arkadaşıyla Luchow’da öğle yemeği yerken, arkadaşlarına çok kısa bir öyküyle bile insanları hüzünlendirebileceğine dair bir iddia ortaya attı.

Elbette, diğer yazarlar buna inanmadılar.

Hemingway her birisine masanın ortasına 10 dolar koymasını ve yanılıyorsa aynı miktarı kendisinin ödeyeceğini söyledi. Haklı çıkarsa, bütün parayı alacaktı. Continue reading →

Şu eski deyişi severim:

-“Kazananlar odaklanır, kaybedenler dağılır.”

Bu gerçekten doğrudur. Amaç duygusu beni enerjiyle, ne istediğini bilen enerjiyle doldurur. Bu gerçekten de çok güzel bir şeydir. Continue reading →

Yenilginin en yaygın nedenlerinden biri, geçici yenilgi nedeniyle umutsuzluğa düşüp vazgeçme alışkanlığıdır. Herkes ara sıra bu hataya düşer.

R.U. Darby’nin amcası altına hücum günlerinde “altın tutkusu”na yakalanmış ve altın bulup zengin olmak için batıya gitmişti. İnsanların zihninde yeryüzünden kazılandan daha fazla altın bulunduğunu duymamıştı hiç. Continue reading →

Anthony Burgess beyninde tümör olduğunu ve bunun kendisini bir yıl içinde öldüreceğini öğrendiği sırada kırk yaşındaydı. O sıralarda beş parası yoktu ve kısa süre içinde dul kalacak olan eşi Lynne’e miras bırakabileceği hiçbir şeyi bulunmuyordu.

Burgess geçmişte hiç profesyonel bir roman yazarı olmamıştı; ama içinde yazar olma yeteneği bulunduğunun her zaman farkındaydı. Continue reading →

Dünyanın en büyük mobilya mağazaları denince zihninizde hemen canlanan markalardan birisi İKEA. İsveçli iş adamı ve girişimci Kamprad 70 yıldır dünyanın en büyük mobilyacılarından birisi. Aynı zamanda 48 milyar dolarlık bir serveti yönetiyor. İkea nasıl doğdu, ikea başarı hikayesi içindeki sır neydi, Kamprad neyi erken gördü ve girişimciliğe nereden başladı? Continue reading →

Yaşlı adamın eşi evde tereyağı yapıyordu, kocası ise her gün yakınlarındaki bakkala götürüp satıyor, onunla geçiniyorlardı. Bakkal adamın getirdiği tereyağını hiç tartmıyordu. Ancak bir gün acaba dedi, adam gittikten sonra tereyağını tartıya koydu, 900 gram olduğunu görünce çok öfkelendi ve yarın geldiğinde bunun hesabını sorar bir daha da ondan alışveriş yapmam dedi.

Ertesi sabah yaşlı adam elinde tereyağı içeriye girdi. Continue reading →