Kategori: Amerikalı Fıkraları

Amerika Türkiye’ye Marshall yardımı adı altında yardım yaptıktan iki sene sonra Türkiye’ye bir heyet göndermişler.

-“Yahu bu Türkler bizden parayı aldılar ama ne yatırım yapıyorlar bi görelim” demişler.

İstanbul’a geliyorlar Zeytinburnu semtinde çimento fabrikası heyet başkanı tesisi gezdikten sonra:

-“İyi ve yerinde bir yatırım” diyor. Continue reading →

Türk kafile bir uçakta yurt dışına gidiyormuş. Pilot aniden hostesleri çağırmış ve demiş ki:

-“Uçak düşmek üzere. tüm yolculara atlamalarını söyleyin. Şu anda deniz üzerindeyiz ve denize çok yakın uçuyorum, atlarlarsa kurtulma şansları var ama  atlamazlarsa herkes ölecek!!!”

Tabii böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zor. Hosteslerden en akıllısı düşünmüş taşınmış, herkese uygun bir dille anlatılırsa uçaktan atlamaları sağlanır diye karar vermiş ve ilk olarak Amerikalı kafilenin yanına gitmiş: Continue reading →

Bir Amerikalının da içinde bulunduğu grup içip eğlenirken içlerinden biri bir fıkra anlatır.

Amerikalıdan başka herkes kahkahalarla güler bu fıkraya..

Amerikalıya sormuşlar:

-“Niçin gülmedin? Yoksa fıkrayı beğenmedin mi?” Continue reading →

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir.

Amerikalılar anlatmaya başlar;

-“Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Continue reading →

Üçüncü köprü ihalesini Japon, Amerikan ve Kayseri’li Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış.

Köprüyü inşaa etmişler tam açılışın yapılıp kurdelenin kesileceği an köprü büyük bir gürültüyle çökmüş.

Japon: Continue reading →

Amerikalılar Japonya’daki fabrikaları gezerlerken sonunda Toyota’nın fabrikasına gelirler.

Bir bakarlar ki fabrikada kafesler var ve içlerinde bir sürü kedi.

Merak edip sorarlar.

Japonlar der ki: Continue reading →

Amerikalı bir subayla bir er konuşuyorlar.

-“Savaşta bir düşmana rastlarsan ne yaparsın?”

-“Vururum.”

– “Doğru, peki bir düşman bölüğüne rastlarsan ne yaparsın?”

-“Vururum.” Continue reading →

Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş.

Müdür şöyle bir öneri getirmiş:

-“Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak…” Continue reading →

Amerikalı genç yabancı ülkeleri gezme ümidiyle askere yazılmaya karar verir.

Aptal Amerikalı delikanlı koşa koşa askerlik kayıt dairesine kaydoldu ve muamelesini tamamladı.

Bu arada komutanlardan birine sordu: Continue reading →

Aslen Amerikalı savaş muhabirinin biri Afganistandaki olayları kendine haber kaynağı edebilmek için ilk uçakla Afganistana gider.

Harp zamanında olanaksızlar yüzünden uçaktan indiği gibi filin üstünde yolculuğuna devam eder. Continue reading →

Bir mecliste konuşulurken,

Amerikalı:

-“Biz mars’a gideceğiz”, demiş.

Alman:

-“Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz”, demiş. Continue reading →

Fransız delikanlı Paris’in bulvar kafesinde oturmuş tipik kahvaltısını yapıyor.. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyağı, reçel..

Yan masaya ağzında çikleti ile tipik bir Amerikalı turist oturmuş ve sohbet başlamış..
Amerikalı:

–“O ekmeğin hepsini yiyecek misin?”
Fransız:
Continue reading →

Kayseri’de yol çalismasi yapiliyomus. Köylüler esegin birini salip geçtigi yerden yolu geçiriyolarmis. O sirada oradan geçmekte olan Amerikali bir mühendis görmüs bunlari.

Merak etmis; gitmis yanlarina.

-“Merhaba dayi nabiyonuz böyle?” demis.
Köylü

-“Yol yapıyoz” diye yanıt vermis.

-“Eee bu essek ne” diye devam etmis mühendis.

Köylü genel prosedürü söyle bir anlatmis. Esseğin yolun nerden geçecegine karar verdigini söylemis.

Bizim Amerikali mühendis yerlere yatmis gülmekten, öyle sey mi olur diye.

Alayci bir tonla:

– “Eee demiş, essek bulamiyinca napiyonuz?”

Köylü:

– “O zaman Amerika’dan mühendis getirtiyoz.”