Kategori: Ağa Fıkraları

Hicaz’a giden köylü, dönüşte köyün ağasına iki armağan getirmiş:

Bir teneke zemzem, bir kefen.
Bunları ağanın evine götürdüğü sıra ağa uyuyormuş.

Kâhyası:

-“Böyle şey olur mu? Bu nasıl armağan?” derken ağa uyanmış. Continue reading →

Doğu illerindeki bir ağanın en büyük zevki, kar üzerine çişiyle imzasını atmakmış.
Bu nedenle kar yağmaya başladığı andan itibaren köyde hayvanlar dahil hiç kimse sokağa çıkamazmış.

Kar biraz kalınlaşınca, ağa sırtına kurkunu giyer ve koy meydanına gelirmiş.

Yanında da en yakın yardımcısı Haso. Ağa sırtını köye doğru döner sonra sorarmış:

“-Ula Hasso, ahali bakiy mi?” Continue reading →

Bir mahallenin ağası vardır. Bu da Hasan Ağadır.

Bir gün kahvede tv. izlerken Bülent Ecevit’i görürler.

Hasan Ağa:

-“Ben bunu iyi tanırım, benim elimde büyüdü bu” der.

Kimse inanmaz. Giderler Bülent Ecevit’i bulurlar ve Ecevit Hasan ağayı görür görmez ellerine yapışır, öper. Ve Hasan Ağa ıspatlar tanıdığını. Continue reading →

Irgat koşa koşa ağasının yanına gelir;
-“Ağam akşam rüyamda seni gördüm.”
-“Hayırdır len nasıl gördün?”
-“İkimizde aynı uçakta seyahat ediyorduk.”
-“Eeee..”
-“Sonra uçak arıza yaptı ve düştü.”
-“Hayırdır inşallah,ne oldu sonra?”
-“Ben b…k çukuruna, sen de bal çukuruna düştün.”
-“Olacak di mi o kadar fark. Ağalığım rüyad a bile belli olmuş.”
-“Sonra birbirimizi yalaya yalaya temizledik.”

Bir gün Temel Karsa berbere gitmiş.

Berberde Temel’e senden önce traş etiğim adam ben Karsın ağasıyım sabunsuz tıraş olacağım ve traşta oldu.

Temel de hemen,

-“Ben de ağayım ben de olurum.” Continue reading →

Ağanın bir tanesi köyde kalmaktan sıkılmış ve dünyayı gezip görmeye karar vermiş. Gezip gördüğü yerleri de köy halkına anlatırmış.

Ağa yine bir yolculuk sonrası ahaliyi etrafına toplamış başlamış anlatmaya.

-“Ağam nereden geldin anlat hele.”

-“Afrika’ya gitmişem gurban.”

-“Ağam Efrikada neler yaptın?” Continue reading →