Aylar: Haziran 2019

Pamuk Prenses, Süpermen ve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar…

Yürürlerken önlerine bir tabela çıkmış.

-“Dünyanın en güzel kadını” yarışması yazıyormuş üstünde.

-“Bu yarışmaya katılıyorum”, demiş Pamuk Prenses..

Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönen Pamuk Prenses’e sormuş
Süpermen ve Pinokyo.

-“Eeeee, nasıl gitti?”
-“Birinci oldum”, demiş Pamuk Prenses.

Yürüyüşlerine devam ederken önlerine bir tabela daha çıkmış.

-“Dünyanın en güçlü adamı” yarışması yazıyormuş üstünde.

-“Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Süpermen.

Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına dönen süpermen’e sormuş
Pinokyo ve Pamuk Prenses.

-“Eeeee, nasıl gitti?”

-“Şüpheniz mi vardı?”, demiş Süpermen.

Yürüyüşlerine devam ederken önlerine bir tabela daha çıkmış.

-“Dünyanın en yalancı insanı” yarışması yazıyormuş…

-“Bu yarışmaya katılıyorum”, demiş Pinokyo.

Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içinde dönen Pinokyo’ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses.

-“Ne oldu?”

Pinokyo sormuş bu defa:

-“Kim ya bu Tayyip Erdoğan ve O’nun yetiştirdiği Binali Yıldırım denen adam?!?”

Vaktiyle adamın biri, bir deve ve yavrusunu alıp yola çıkmış.

Yavru deve:

-“Anne, dizlerim titriyor. Hissi kablel vuku bir tehlike seziyorum, dönelim.”

Anne deve, başını çevirip yavrusuna bakmış ve yola devam etmiş.

Yavru deve bunu tekrar edince anne deve:

-“Yavrum, sezdiğin tehlikeyi ben de yola çıkmadan sezmiştim. Senin veya benim bu tehlikeyi sezmem önemli değil. Asıl sahibimizin bunu sezmesi gerek. Yoksa biz de onunla beraber helak olacağız.

Binali Yıldırım İstanbul’a Belediye başkan adayı olunca fabrika ziyaretinde işçiye sorar:

-“Geçinebiliyor musun?”

-“Ek iş yapıyorum.”

-“Ne işi?”

-“Mobilya satıyorum.”

-“Peki, işler nasıl?”

-“İyi sayılır da, evdeki mobilyalar bitince ne olacak bilmiyorum…”

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genelbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın canı epey sıkkındır. Çevresindekiler nedenini öğrenmek isterler.

Sonunda Binali Yıldırm’ı gönderirler.

-“Sayın Cumhurbaşkanım son günlerde sizi düşünceli görüyoruz. Arkadaşlarımız, sizin üzülmenize üzülüyor.”

Recep Tayyip Erdoğan derin bir iç geçirdikten sonra:

-“Bıktım bu Devlet Bahçeli’nin ağır konuşmalarından, hakaretlerinden, aşağılamalarından…”

Ortalıkta kısa bir sessizlik oluşur. Recep Tayyip Erdoğan devam eder.

-“Binali Bey, ne yapın yapın şu Devlet Bahçeli’yi bizim tarafa çevirin” der.

Binali Yıldırım:

-“Çalışalım. Araya adamlar koyalım, mevki, gelecek garantisi falan teklif edelim” der.

Aradan aylar geçer Recep Tayyip Erdoğan tekrar Binali Yıldırm’ı arar:

-“Ne oldu şu bizin Devlet Bahçeli işi”

-“Efendim, arkadaşlar çok uğraştılar. Ama henüz bir sonuç alamadık.”

-“Bak Binali Bey, ne yapın yapın Bahçeli’yi bizim tarafta görmek istiyorum.”

Devlet Bahçeli’ye tekrar teklifler, vaatler, mevkiler sunulur. Uzun uğraşlar sonucu Bahçeli Recep Tayyip Erdoğan saflarına katılır.

Aradan kısa bir süre daha geçmiştir. Binali Yıldırım, Recep Tayyip Erdoğan’a sorar:

-“Devlet Bahçeli’yi bu kadar istemenizin nedeni nedir efendim?”

Recep Tayyip Erdoğan hafif bıyık altından gülümseyerek:

-“Bak Binali Bey, hergün bize hakaret eden ve bağıran bu Devletlüden kurtulduk. Artık bizim yerimize karşı tarafa o hakaret edecek, aşağılayacak, rencide edecek etkili yeni eleman kazandık daha ne olsun.”

Binali Yıldırım, bütün mevkilere atama ile gelmiştir. Recep Tayyip Erdoğan ile 1994 İstanbul Büyükşehir’den beri kader arkadaşlığı yapmıştır. Kendisini her derde deva joker olarak görmektedirler.

2014 yılı yerel seçimler vardır.

Reis: “Gel Binali, seni İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı atadım”

Binali: “Emredersiniz efendim.”

Seçimler yapılır. Binali Bey kaybeder.

Yıl 2019, yine yerel seçimler gelip çatmıştır.

Reis: Gel Binali, seni İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı atadım”

Binali: “Emredersiniz efendim.”

31 Mart 2019 günü yapılan seçimi de kaybeder Binali Bey.

Reis çok ama çok üzülmüştür Binali Beyin durumuna. 2014 yılında İzmir’de, 2019 yılında İstanbul’da kaybedip mağdur ettiğini düşünmektedir.

Reis emir verir: “Ne yaparsanız yapın, Binali Beyin mağduriyetini önleyin.”

Olay YSK’ya iletilmiştir.

“Binali Bey küstü, ortalıkta gözükmüyor. Reis bu duruma çok üzülüyor. Ne edin edin bu duruma çözüm bulun.”

Aşağıdan saydılar olmadı, yukarıdan saydılar olmadı. Çapraz saydılar olmadı. Örnek çuvallar saydılar olmadı. Sonunda düşündüler, tartıştılar, seçim kurullarına suçu yükleyip seçimi iptal ettiler.

Ve o günden beri Binali Bey: “Çaldılar da çaldılar” nakaratını söylüyor.

Binali Bey’e sorarlar: “Kim(?), nasıl(?), nerede çaldılar?”

“Ben bilmem, Reis çık ‘çaldılar’ de gerisine karışma. Ben deneni yapıyorum. Çaldılar da çaldılar.”

Biraz nefeslenen Binali Yıldırım daha öfkesi yatışmamıştır. Devam eder.

“O kenar ilçe belediye başkanı gelecek beni yenecek, olacak iş mi? Ekrem İmamoğ…, İmamoğ… (birden Reis’in emri aklına gelir) o CHP adayı varya o adam benim oylarımı çaldı…”

Ve seçim çalışmaları bütün hızıyla devam eder. Pontuslu, PKK ve FETO ile yönetecek, Ekrem adam dövdü derken…

Binali Bey’e seçimi kazandırmak için, Reis başta, bütün ahali Diyanet İşleri başkanlığının organize ettiği Yenikapı oy namazında duaya çıkarlar.

Ve namaz çıkışı: İtanbul’u Pontusçulara bırakamıyacaklarını, asla Konstantiniye olamıyacağını da söylediler.

Ve Binali Bey’in yüzü gülerken Reis yanındaki partililere:

“Binali Bey, bu seçimi de kaybederse bir daha muhtar adayı bile yapmam.”

Bir partili kendi kendine söylenir:

“Böyle giderse zaten muhtarlık bile yapamaz.”

  • 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimlerde AKP adayı Binali Yıldırım CHP adayı Ekrem İmamoğlu karşısında İstanbul Büyükşehir seçimlerini kaybetmiştir.

Günler sonra YSK bir gerekçe bulurlar.

Ekrem İmamoğlu’na derler ki;

Yeniden 23 Haziran 2019 günü seçim yapılmasına karar verilir.

Yeniden seçim çalışmaları başlar. AKP’liler, nefesi kuvvetli Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın imamlığında Yenikapı’da hep beraber Binali Yıldırım için oy duasına ve namazına çıkarlar. Gece yarısına kadar dua etmişler, bir tek oy dahi artmamış.

-“Hani hocaefendi, oy nerede, neden oyumuz artmıyor?”

Prof. Dr. Ali Erbaş’ın:

-“Sizin kalbiniz bozuk!”

-“Niye?”

-“Eğer oy geleceğine inan saydınız, YSK hakimlerini bu duaya ve namaza çağırırdınız. Bir ben inandım, bütün Dinayetişleri personelini çağırdım, o da yetmedi!. Zaten onların hepsi Binali Bey’e oy vermişlerdi.”